Pages

Çarşamba, Kasım 17, 2010

Yürüyorum öyleyse varım

Hayır, sanılanın aksine 1.5 yaşındaki bir çocuğun "aga ugu" derken aslında aklından geçenlerden bahsetmiyorum. Konumuz zombiler. "Akşam mangal yaparız" diyerek dolaptan çıkarıp tezgahta unuttuğunuz levrekler kadar iğrenç ama lunaparklardaki çarpışan arabalar kadar eğlenceli bir olgudan bahsediyorum. Olgu diyorum, çünkü zombilik müessesesi telaffuzu zor olduğu kadar doğumla kazanılmayıp sonradan olan bi.. şey. Her şeyden önce ölmeniz lazım, bu bağlamda ironik olduğu da söylenebilir. "Büyüyünce ne olucan?" sorusuna "zombi" yada "Ölünce nereye gidicez?" sorusuna "Ayşegüllere" şeklinde verilen bir cevap pratikte naif olsa da teoride oturaklı lakin Ayşegül'ün durumdan hoşnut kalmayacağı yada ne bileyim, "yi beni Cemşit" demeyeceği kesin. En fazla "oh shit!" ve bi kaç çığlık yani, o kadar. Sonrası hep aynı: kaçıyorum öyleyse yokum.

Dünyanın en kolay işi zombilik ve tam olarak bu yüzden bu kadar çok zombi var. Ölüp kafayı beyinle bozuyorsunuz ve ta-taa! Yine aynı şekilde, bu kadar kolay olduğu için neredeyse bir asırdır televizyonlarda, sinemalarda, literatürde, bilgisayar oyunlarında, şurda-burda karşınıza çıkıyorlar. Hiç eskimediler yani. "Hiç eksimiim, beni hep hatırlasınlar, yaşlanmiim, genç ve güzel kaliim!" vs. diye insanlar kafayı yediler ama bi bakın, görün ve ibret alın, o hor gördüğünüz zombiler bunu ölüyken başarıyorlar! Bazen "öf yine mi zombi yaa" diyip sıkıldığınız olmuştur, illaki, ama bi düşünün, onlar hiç "öff yine mi beyin bee" demediler. İşte tam da bu noktada The Walking Dead çıktı. Ne farkı var? Gördüğünüz, okuduğunuz, ateş ettiğiniz ve kaçamadığınız tüm klişe gerilim öğeleri var ama germiyo, ayrı. Yok efenim hayatta kalma mücadelesi, yok efenim derin karakter analizleri, yok efenim diz boyu kan, organ.. off sonuncusu olmadı.. öyle değil, gore diyorum hardgore.. ee maliyet/kazanç olsun, mermi/zombi tabloları olsun, analitik incelemeler.. ııı.. bi eyalet dolusu zombi.. aşk, ihanet, entrika, hırs, bürs.. (at da var) her şey var ama işte 120 dakikada tükenmiyo, çünkü dizi, tükendikçe yenisi geliyo! Birileri birilerini yada birbirlerini ısırsa falan dediğiniz an, uff şöyle 3-5 zombi olsa da vurulsa, kaçsam da kovalansam diyebileceğiniz her hafta, dünya tersine dönse de hayatta kalsam diyebileceğiniz her gün ee, elinizin altında tam size göre bi dizi var, olabilir! Artık nasıl dağıttıysam toplayamıyorum, bi dakka, diyorum ki iddia edildiği üzere son 1000 yılın en soğuk kışında, şu mübarek kurban bayramında falan şöyle içinizi ısıracak ısıtacak bi şeyler izlemek istiyosanız, umm The Walking Dead tam size göre olabiler. An itibariyle sadece 3 bölümü yayınlandı, kaçın koşun yetişirsiniz.


Baştan uyarıyorum, böyle bi şey beklemeyin. Öyle çeşit çeşit zombi de beklemeyin, bütün zombiler filinta gibi. Yüzde bilmemkaçının obez olduğu söylenen koskoca Amerika'da bi tane mi oversized zombi olmaz. Hayır, illa olsun diye demiyorum ama insan izlerken bi yerden sonra "e bunlar hep aynı" diyo ister istemez. "Belki bi gün Dombi filmi de yaparlar" diye beklemekten başka çaremiz yok. Diğer taraftan, dizide zombilere "walker" deniyo, tamammantıklıonabilafımyok, aksine dizinin ilerleyen bölümünde 28 Gün Sonra'daki arkadaşlar gibi bunların koşanları da olursa, yani hakkaten koşanlarından bahsediyorum, seyirtenlerinden değil, nefis olur. Left 4 Dead'deki gibi farklı zombiler.. ne bileyim.. olmak zorunda gibi geliyor. Sonra o hastanede geçen 1 aylık kayıp sürede neler oldu falan, dimi? Evet. Yapın bunları, çekinmeyin.

"Aeee en heycannı yerinde bitte!" dedirtmiyo, ama güzel vakit geçiriyorum. Neden nasıl sardığım hakkında en ufak bi fikrim yok. Bi de aşağıdaki soundtrack, 28 Days Later'dan, bu da winamp'imde mp3 player'ımda dönüp duruyo. Kenan "biraz mayonezle araba bile yenir" derdi ve haklıydı, o zamanlar 120 kiloydu. Hakkaten, bu kadar basit bi loop biraz gitar, biraz distortion'la ne kadar muhteşem olmuş ya.. yada içim kararmış bilemedim. İzlemek istediğim bi kaç dizi daha var, bi Lie to me olsun, bi House olsun, bi Misfits olsun.. bilare artık. True Blood? Spartacus? Yerden yere vurucam bu dizileri, vurmayan aha beyle olsun!

6 yorum:

Adsız dedi ki...

hastasıyız

zino dedi ki...

güzel dizi hafoz

lunaria dedi ki...

ilk sezon 6 bölüm zaten deeee asıl olay; 2. sezon başlangıç tarihi: ekim 2011

o zamana kadar herkes zaten zombiye bağlar..geçmiş olsun size :)

Pyro In TehRain dedi ki...

spare me a takoz, porno içeriği ile takdire şayan. Hele ki son bölümdeki "50 dakikada kasaplık kursu" insanda çok ilginç duygular oluşturuyor. Bir de efektleri peyint yerine fotoşopla yapsalarmış daha iyi olurmuş

Arman dedi ki...

@Adsız: Atlanta Zombispor ftw
@Zino: Fo sho
@Lunaria: Diziyi bozmasınlar da gerisi önemli değil, beklerim 1 sene.
@Pyro: Pr0n deme çarpılırsın, Trueblood, Spartacus'ten sonra.. Kasaplık demişken, hakkaten bi gün haberlerde E5'lerde başıboş koşuşturan zombi haberleri görsek, Angus'ları falan kovalasalar.. bi yurdum insanı kameralara "bu zombiler bizim vatandaşlarımız gibi değil, çok asabiler" dese.

Pyro In TehRain dedi ki...

"Zombileri koruma ve kalkındırma vakfını basan haşimköy sakinleri......" diye devam eden haberler olsa de mi!?!?!